Son dört beş yıldır iyice artan bir oranda "Kişisel Gelişim"
seminerleri var. Peki kişi kendini geliştirmek istemiyorsa ne
olacak? Pazar gününüzü saçma birkaç insan müsfettesinin
saçmalamasını dinlemek için harcayacak bol zamanı olanlara ne
demeli bilemiyorum.
Pazar olmasına rağmen şu e-postaları bir kontrol edeyim dedim ve
herzamanki gibi bu kişisel gelişim saçmalığının sürüsüne bereket
yığınla mail gelmiş. Herzaman olduğu gibi hepsine ayrı bir özen
göstererek sildim. Eh tabi bu arada spam listeme eklemeyi de ihmal
etmedim.
Yığınla paranıza ve en değerli zamanınıza maal olan bu
saçmalığın özü -ki anlatanlar bunu söylemekten özellikle kaçınır-
çok basit. Büyüklerimizin bizler daha çocukken dediklerini
hatırlayın. "İyilik yap ve arkana bakma - birinin illa senden
yardım istemsini bekleme - birine yardım ettiysen bile bunu ona
söyleme - sınavdan en yüksek notu aldığında hemen sevinme en kötü
notu alan arkadaşının nereyi anlamadığını öğrenmeye çalış..." gibi
uzayıp giden bir listedir. Aslında yaşantımızın ilk zamanlarında
bunu yaparken zaman içerisinde hırsımıza yenilip hepsini bir kenara
bırakmıyor muyuz? İşte bu noktada dışarıdan sözde yardım almaya
ihtiyaç duyuyoruz. Gereksiz yere psikiyatriste para harcıyor veya
bu saçma seminerlere katılıyorlar. İkisininde arasında bir fark yok
çünkü size sizden başka kimse yardım edemez. Hele yardımı para
karşılığında bekliyorsanız durumunuz daha umutsuz demektir. Size
öğretilmeye çalışılan hiçbirşeyi anlamamışsınız. Sadece sonu gelmez
bir hırs, yükselme, daha iyi şartlar oluşturma çabası ardına
saklanarak hayatınızın ellerinizin arasından uçup gittiğini fark
edemeyecek ve bunu size birisi söylesin diye para vermeden
anlayamayacak kadar da "SAF"sınız. Savunma mekanizmanız hemen "Ben
çocuğum daha iyi şartlarda yetişsin diye bu kadar yoruluyorum.
Kendim için mi yapıyorum sanki" diyecektir ama bu sadece yalandan
ibaret bir savunmadır. Peki çocuğunuzun ilk adımlarını hatırlıyor
musunuz? yada akşam eve geldiğinizde o gün siz evde yokken neler
öğrendiğni hiç sordunuz mu? Gün boyunca işyerinizde olanları sanki
bir arkadaşınıza anlatır gibi onunla (anlamasada) paylaştınız mı?
Bu aptal seminerlerden medet umanlar için cevap "HAYIR" olacaktır.
Çok paranızın olması ona birçok imkan sunmak sizi dünyanın en iyi
anne ve babası yapmayacaktır. Hayatının ilk günlerinden itibaren
ömrünüz vefa ettiği müddetçe onlarla hergün sanki yeni doğmuş gibi
büyük bir heyecenla kucaklamanız, anlamsız tüm sorularına cevap
vermeniz ve herşeyden önce onlara birer birey oldukları hissini ve
sevginizi vermeniz lazım ki dünyanın en iyi anne ve babası olun.
Kabul edelim ki hayat şartları ağır. Fakat büyüdüğünü görmeden,
başarısına sevinemeden büyüyüp gidiyorlar ve geride sadece birkeç
anı kalıyor. Onlarda puslu, çünkü tam bir anınızı yaşayamadan
işiniz ve sizin çocuğunuz üzerinde yaptığınız gelecek planları var.
Oysa hafta tatilinizi bu saçma seminerlerde harcayacağınıza gidin
ve hem kendiniz hemde aileniz için birşeyler yapın. Gidip
biryerlerde para harmacak değil dediğim, zaman geçirmek. Pazar
günlerini sadece ailenize ayırın, o gün " bu ay açıldık biraz
dikkat edelim" yada "veli toplantında aldığın notları gördüm bu ne
rezalet" konuşmalarını yapmayın. Siz yapıcı olun ki sizi takip eden
nesil de yapıcı olmayı öğrensin. Bu saçmalıklara ihtiyaç
duymasın.
Son olarak biraz kendinizi zorlayın ve zamanında
büyüklerimizin dediğini hatırlayın. Kişisel gelişim seminerleri
psikiyatristler size yarardan çok zarar getirir ki bunu ilk olarak
bütçenizde fark edersiniz. Kendinize ve etrafınıza iyi davranın. Bu
hayata iki kere gelmiyorsunuz. Çocuklarınızı da iki kere
büyütebilme şansına sahip değilsiniz.